Breaking News
Home / Sanat-Kültür-Edebiyat / Beyoğlu düzelmeden Çiçek Pasajı düzelmez

Beyoğlu düzelmeden Çiçek Pasajı düzelmez

Hybrid adında gencecik ve heyecanlı insanların kurduğu bir ajans, İstiklal Caddesi’ndeki Çiçek Pasajı’nı yeniden eski günlerine döndürmek için kolları sıvadı. Önümüzdeki cuma şehrin gelecek vaat eden genç aşçılarının mezeleri ve Gaye Su Akyol’un şarkıları eşliğinde bir parti yapılacak. Biletler şimdiden tükendi. Benzer etkinlikler yıl boyu sürecek. Ne güzel değil mi? Ama ben karamsarlık kartımı çıkarmak istiyorum.

Beyoğlu düzelmeden Çiçek Pasajı düzelmez

1870; Naum Tiyatrosu… Avrupa’nın en ünlü operacı, tiyatrocu ve şarkıcılarının sahne aldığı bir tiyatro. İstanbul’da canım! Pera’da, Mektebi Sultani’nin tam çaprazı. Padişah bile müdavimi. Zatı şahane geleceği zaman, Grande Rue de Pera’ya yani İstiklal Caddesi’ne kırmızı halılar seriliyor. Düşünün şatafatı…

5 Haziran’a kadar… Çok rüzgârlı bir gün. Öğleden sonra, Feridiye Sokağı’nda kiracı olarak oturan Macar Riçini’nin evinde çıkan yangın bir anda her yeri cehenneme çeviriyor, 13 saatin sonunda kül olan 500 binanın arasında Naum Tiyatrosu da var. �

1876… Hristaki Zografos Efendi dönemin zengin insanlarından. Yanan tiyatronun arsasını satın alıyor; yerine yeni bir tip çarşı binası olarak Cité de Péra’yı yaptırıyor. Hristaki Pasajı: Bugünkü Çiçek Pasajı.

İçinde yok, yok: Maison Parret ve Vallaury’nin pastanesi, Nakumara’nın Japon mağazası, Dulas’ın Natürel çiçekçisi, Schumacher’in hamur işleriyle ünlü fırını, Yorgo’nun meyhanesi, Keserciyan’ın terzihanesi, Acemyan’ın tütüncü dükkânı, Hristo’nun kafesi…

* 1918… Çiçek Pasajı aynı Çiçek Pasajı ama İstanbul değil. Başkentimiz işgal altında. İngiliz ve Fransız askerleri her yerde kol geziyor. Bolşevik İhtilali’nden kaçıp ülkemize sığınan ve geçinmek için Beyoğlu’nda sokakta çiçek satan Beyaz Rus kadınlarını taciz ediyorlar. Onlar da çiçeklerini bu pasajda satmaya başlıyorlar. Rivayet o ki pasajın adı da oradan geliyor.

* 1923… Çok şükür, nihayetinde İstanbul’u kurtarıp cumhuriyeti ilan ediyoruz ama ne pasajın, ne müdavimlerinin ne de komşularının yangını sönüyor. 1940’larda ilk meyhaneler açılmaya başlıyor. Nektar Meyhanesi büyük kalabalıklar çekince, ardı ardına meyhaneler açılıyor. Çiçekçiler başka yerlere kaymaya mecbur kalıyor.

* 1955… Mübadeleden muaf bıraktığımız İstanbul Rumları ve diğer azınlıklar 6-7 Eylül olaylarında canlarını zor kurtarıyor. Kurtulabilenler de ilk fırsatta yurtdışına gidiyor.

Beyoğlu düzelmeden Çiçek Pasajı düzelmez
Bir zamanlar Türkçe, Rumca, Ermenice, Fransızca şarkıların, şansonların söylendiği İstiklal Caddesi… Çiçek Pasajı n’olacaktı ki?

* 10 Mayıs 1978 gecesi… Bakımsız bina aniden çöküyor. Bir modaevinin gayrimüslim sahibesi evlatlığıyla beraber pirinç bir karyolayla caddeye uçuyor. 10 yıl yıkık kaldıktan sonra belediyenin ve pasajı kurtarmak için kurulan Çiçek Pasajı’nı Yaşatma ve Güzelleştirme Derneği’nin girişimiyle onarılıp tekrar hizmete sokuluyor.

* 2005… Mey İçki’nin katkılarıyla pasajın dış cephe bakımı, çiçeklendirme ve aydınlatma yapılıyor.

* Bugün… Ne Beyaz Rusu, hangi Rumlar? Opera dinlemeye gelen padişah mı dediniz? İstanbullular bile Beyoğlu’ndan elini ayağını çekmiş; bir zamanlar Türkçe, Rumca, Ermenice, Fransızca, Rusça şarkıların, şansonların söylendiği İstiklal Caddesi’nde artık tek tük Batılı turist, Körfezli Araplar ve Suriyeli sığınmacılar var. Çiçek Pasajı n’olacaktı ki: Beyaz Rusların çiçekleri yerine naylon çiçekler, müşteri kapmak için itişip kakışan garsonlar, kötü ve pahalı mezeler ve özensizlik…

* Önümüzdeki cuma… Hybrid adında gencecik ve heyecanlı insanların kurduğu bir ajans, pasajı yeniden eski günlerine döndürmek için şehrin gelecek vaat eden genç aşçılarının mezeleri ve Gaye Su Akyol’un şarkıları eşliğinde bir parti veriyor. Biletler şimdiden tükendi. Benzer etkinlikler yıl boyu sürecek. Ne güzel değil mi? Ama ben karamsarlık kartımı çıkarmak istiyorum. Öyle ne heyecanlar yaşadık: Yeniden Markiz, yeniden İnci Pastanesi… Taşıyacak kitle kalmayınca, bunu tüketecek kalibrede turistleri kaçırınca, kıymetini bilecek kent yöneticileri olmayınca, azınlıkları defdefleyip, mimariyi talan edip, LGBT ve diğer renklere yaşama, konuşma, yürüme hakkı bile tanımayınca…

Hevesinizi kırmak hiç istemem çocuklar ama… ‘Yeniden Çiçek Pasajı’ projesi bence başka bahara.

About Editor

Check Also

Son dakika… 72. Cannes Film Festivali’nde yarışacak filmler açıklandı

Her yıl mayıs ayında düzenlenen ve bu yıl 72’ncisi düzenlenecek olan Cannes Film Festivali’nde yarışacak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir